Dhammacakkappavattana Sutra

RiceField

Özgün Pali metinden çeviren: Thanissaro Bhikkhu
İngilizceden çeviren: Serhan Keser

Dharma Çarkını Döndürmeye Başlamak
(Saygıdeğer Budha tarafından verilen ilk vaaz)

Şöyle duydum ki:

Kutlu Kişi bir defasında, Varanasi civarında, kâhin uğrağı anlamına gelen Isipatana’daki Geyik Parkı’nda konaklarken, beş keşişe şöyle hitap etti:

“Keşişler! Evlerini bırakanların kaçınmaları gereken iki aşırı uç vardır. Nedir bu iki uç? İlki, duyusal arzulara bağımlı olmaktır ki bu bayağı, düşük, sıradan ve aşağılayıcıdır; hiçbir amaca hizmet etmez. İkincisiyse, kendine çile çektirtmektir ki, acı verir ve aşağılayıcıdır; hiçbir amaca hizmet etmez.

“Tathagata’nın bulduğu Orta Yol, bu iki aşırılıktan uzaktır; içgörü ve bilgiye erişimi sağlar; sakinliğe, doğrudan bilgiye, uyanışa ve tüm bağlardan özgürleşmeye (Nirvana) ulaştırır.

“Peki nedir bu Orta Yol? Sekiz Basamaklı Soylu Yol’dan başka birşey değildir. Yani, doğru anlayış, doğru düşünme (niyet), doğru söz, doğru eylem, doğru yaşam biçimi, doğru çaba, doğru farkındalık ve doğru konsantrasyondur. İşte bu Tathagata tarafından keşfedilmiş, içgörü ve bilgiye eriştiren, sakinliğe, doğrudan bilgiye, uyanışa ve tüm bağlardan özgürleşmeye (Nirvana) ulaştıran Orta Yol’dur.

“Soylu bir gerçek olarak acı şudur keşişler: Doğmak acı vericidir, yaşlanmak acı vericidir, hastalık acı vericidir, ölüm acı vericidir, keder, yas tutmak, ıstırap, elem ve ümitsizlik acı vericidir, sevmediklerimizle bir arada olmak acı vericidir, sevdiklerimizden ayrı kalmak acı vericidir, istediklerimizi elde edememek acı vericidir. Kısacası beş skandha’ya, yani bedene, duygulara, zihinsel kurgulara, iradeye ve bilince tutunmak acı vericidir.

“Soylu bir gerçek olarak acının kaynağı şudur keşişler: Varoluşun yinelenmesinin nedeni arzulardır. Arzuların yanı sıra tutku, haz ve şunun bunun tadını çıkartmaktır; başka bir deyişle duyusal hazları arzulamak, varolmayı arzulamak, varolmamayı arzulamaktır.

“Soylu bir gerçek olarak acının sonlanması şudur keşişler: o arzunun, kendisinden geriye tek bir iz bile kalmadan yitip sonlanması, bırakılması, terk edilmesi, serbest bırakılıp salıverilmesidir.

“Soylu bir gerçek olarak acının sonlanmasına ulaştıran yol ise, Sekiz Basamaklı Soylu Yol’dan başka birşey değildir keşişler. Yani doğru anlayış, doğru düşünme (niyet), doğru söz, doğru eylem, doğru yaşama biçimi, doğru çaba, doğru farkındalık ve doğru konsantrasyondur.

“Önceden hiç duymadığım şeylere dair içimde içgörü, anlayış, idrak, bilme ve aydınlanma oluştu: ‘Soylu bir gerçek olarak acı budur.’ Önceden hiç duymadığım şeylere dair içimde içgörü, anlayış, idrak, bilme ve aydınlanma oluştu: ‘Soylu bir gerçek olarak acı anlaşılmalıdır.’ Önceden hiç duymadığım şeylere dair içimde içgörü, anlayış, idrak, bilme ve aydınlanma oluştu: ‘Soylu bir gerçek olarak acı anlaşıldı.’

“Önceden hiç duymadığım şeylere dair içimde içgörü, anlayış, idrak, bilme ve aydınlanma oluştu: ‘Soylu bir gerçek olarak acının kaynağıdır bu’… ‘Soylu bir gerçek olarak acının kaynağı terk edilmelidir’… ‘Soylu bir gerçek olarak acının kaynağı terkedildi.’

“Önceden hiç duymadığım şeylere dair içimde içgörü, anlayış, idrak, bilme ve aydınlanma oluştu: ‘Soylu bir gerçek olarak acının kaynağının sonlanışıdır bu’… ‘Soylu bir gerçek olarak acının kaynağının sonlanışı doğrudan deneyimlenmelidir’… ‘Soylu bir gerçek olarak acının kaynağının sonlanışı deneyimlendi.’

“Önceden hiç duymadığım şeylere dair içimde içgörü, anlayış, idrak, bilme ve aydınlanma oluştu: ‘Soylu bir gerçek olarak acının sonlanışına götüren yoldur bu’… ‘Soylu bir gerçek olarak acının sonlanışına götüren bu yol geliştirilmelidir’… ‘Soylu bir gerçek olarak acının sonlanışına götüren bu yol geliştirildi.’

“Çileciler! Bu on iki bakış açısı hakkındaki, yani dört soylu gerçeğin anlatıldığı bu üç aşama hakkındaki bilgim ve anlayışım henüz berraklaşmadığından, bu dünyanın tanrıları, maraları, Brahmaları, bu neslin rahipleri ve brahmanları, prensleri ve insanlarına, anlayışımın tam ve eksiksiz olduğunu ve mükemmel uyanışa ve aydınlanmaya ulaştığımı beyan etmedim. Bu on iki bakış açısı hakkındaki, yani dört soylu gerçeğin anlatıldığı bu üç aşama hakkındaki bilgim ve anlayışım iyice berraklaşır berraklaşmaz, bu dünyanın tanrıları, maraları, Brahmaları, bu neslin rahipleri ve brahmanları, prensleri ve insanlarına, anlayışımın tam ve eksiksiz olduğunu ve mükemmel uyanışa ve aydınlanmaya ulaştığımı beyan ettim. İçimde bir bilme ve sezme hali oluştu: ‘Zihnim sarsılmaz bir özgürlüğe ulaştı; bu benim son doğuşum ve artık yeni bir varoluşum olmayacak.'”

Kutlu Kişi bunları söyledikten sonra, beş keşişin kâlbi mutlu oldu.

Bu sözlerle birlikte, tutkulardan arınmış bir görüşe sahip Saygıdeğer Kondañña, Hakikat’e uyandı ve biliyordu ki, “Doğasında varolmak olan herşeyin doğasında, sonra ermek de vardı.”

Kutlu Kişi, Dharma Çarkı’nı böylelikle harekete geçirdiğinde, yeryüzünün devaları hep bir ağızdan haykırdı: “Eşsiz Dharma Çarkı, Kutlu Kişi tarafından Isipitana’da, Varanasi civarındaki Geyik Parkı’nda harekete geçirildi ve evrendeki hiçbir keşiş, brahmin, tanrı, mara, brahma ya da başka bir varlık onu durduramaz.”

Yeryüzünün devalarının haykırışlarını duyan Dört Kral Cenneti’nin devaları, sırayla haykırışları devraldı, ta ki bu haykırışlar Brahma’nın maiyetinin de ötesine geçinceye kadar. Tam o anda, haykırışlar hızla artarak Brahma dünyalarına dek ulaştı, on bin katlı kozmos sallanıp sarsıldı ve titreşti, devaların yaratabileceğinin de ötesinde sonsuz ihtişama sahip bir ışık dünya üzerine yansıdı.

Kutlu Kişi bunun üzerine, “Kondañña gerçekten anladı; artık Kondañña da biliyor,” dedi.

Saygıdeğer Kondañña, bundan sonra Bilge Kondañña (Añña-Kondañña) olarak adlandırıldı.

                  

Yazar Hakkında Bütün yazıları göster

Serhan Keser