Tarafsız Gerçekliğin Sonunu Getirebilecek Bir Kuantum Deneyi 58 Yıl Sonra Gerçekleştirildi

Nobel fizik ödüllü Eugene Wigner‘in kuantum mekaniğine dair çok tartışmalı bir düşünce deneyi, İskoç ve İtalyan araştırmacılar tarafından 58 yıl sonra gerçekleştirildi.

“Wigner ve Arkadaşı” adıyla bilinen ünlü düşünce deneyi şunu öneriyor:

Deneyde iki kişi farklı laboratuvarlarda aynı fotonu inceliyor. Fotonlar, ölçüldüklerinde ya yatay ya da dikey konumda oluyorlar, ancak kuantum mekaniğine göre ölçüm yapılmadan önce de parçacık, hem yatay hem dikey olduğu bir ‘süperpozisyon’da bulunuyor.

Wigner’in deneyinde, laboratuvardaki bir kişi fotonu gözlemleyerek onu yatay ya da dikey konuma getiriyor. Diğer kişi ise dışarıda girişim deneyi adlı basit bir testi yaparak fotonun hala süperpozisyonda olduğunu kanıtlıyor.

Düşünsel deneye göre her iki deneyde de kesin sonuçlar elde ediliyor ve iki gerçeklik de eş zamanlı olarak doğrulanmış oluyor.

Bu deneyin teknolojik olarak mümkün olması için bir 50 yıl geçmesi gerekti. Bu zaman zarfında Viyana üniversitesinden araştırmacılar, deneyin yapılabilmesi için bir yöntem geliştirdiklerini ve kuantum mekaniğine ait geliştirilen “kunatum dolaşıklığı” teknolojilerinin artık bu deney için hazır olduğunu duyurdular.

Böylece başlayan yarışta ipi göğüsleyen, Edinburgh’daki Heriot-Watt Üniversitesi’nden Massimillano Proietti ve arkadaşları oldu.

Yaptıkları deneyde, parçacıklardan birinin gözlemlendiği anda yatay ya da dikey polarizasyonda olduğu ancak girişim deneyi ile test edildiğindeyse fotonun hala süperpozisyonda olduğunu ortaya koydular.

Kornel

Deneyin temsili düzeneği

Peki bu kesin ve mutlak gözlem hayatımızda ne gibi değişikliklere yol açıyor:

1-58 yıl önce fizikçi Eugene Wigner’in ortaya attığı şu önerme doğrulanmış oldu: Birbiriyle uzlaşmayan iki farklı gerçeklik aynı anda ve bir arada var olabilir.

2-Bir olgunun gözlemciden bağımsız şekilde, üzerinde uzlaşılmış gerçeklere dayanarak tekrar edilen deneylerle gözlenmesi gerektiği, bilimin en temel önermelerinden biridir. Bu deneyle birlikte bu önermenin gözden geçirilmesi gerekiyor.

3-“Gözlemciler istedikleri gözlemleri yapma özgürlüğüne sahiptir.” varsayımı bu deney ile yanlışlanmış oluyor. Yani seçme özgürlüğü veya özgür irade önerisi masadan kalkmak zorunda. Peki ama hangi koşullarda ve nereye kadar?

4-Kuantum fizikçilerinin “yerellik-lokallik” adını verdiği şu varsayım, “Bir gözlemcinin yaptığı seçimler, diğer gözlemcilerin yaptığı seçimleri etkilemez.”, üzerinde anlaşabilecekleri bir nesnel-objektif-ortak gerçeklik yoksa, yanlışlanmış oluyor.

Bu da bizi “bağımlı varoluş” dediğimiz farklı bir varoluşsal gerçeklik modeline bir adım daha yaklaştırıyor: Evrenin içindeki herşey birbiriyle bağlantılı ve birbirine bağımlıdır. Hiçbirşey kendi başına salt bir varoluş yaşayamaz.

Tüm bu soru ve sonuçlar, eğer deneyde bir kaçak yoksa yani deney başka laboratuvarlar tarafından da yeniden yapılıp aynı sonuçları vererek doğrulanırsa, genelde bilimsel yöntemlerin özeldeyse kutantum fiziğinin kendisini yeniden kurgulamasına yol açacaktır.

Bizlerinse, üzerinde şaşırarak düşüneceğimiz ve kendi hayatlarımızdaki izdüşümünü sorgulayacağımız nurtopu gibi bir “gerçeklik” önermesi oldu: Tarafsız, mutlak gerçeklik acaba yok mu?

Yazar Hakkında Bütün yazıları göster

Mustafa Yücelgen